AYIN KONUSU
İNŞAATIN YASALLIK KAZANMASI İÇİN MAHKEMENİN TARAFLARA SÜRE VE YETKİ VERMESİ I. Genel Olarak
Bir inşaat imar mevzuatına ve sözleşmeye aykırıdır diye hemen ve kesin olarak sözleşmeden dönülmesine ve inşaatın yıkılmasına olanak verilemez.
Öncelikle imar mevzuatına ve sözleşmeye aykırı inşaatın yasal duruma getirilmesi olanağı bulunup bulunmadığı incelenecektir.
Bu inceleme isteği sözleşmenin ve davanın taraflarından gelmese bile, mahkeme tarafından görevi gereği yapılacaktır.
Bir inşaat imar mevzuatına aykırı olmakla birlikte aykırılığın giderilmesi olanaklıysa, arsa sahibinden alacağını veya haklarını ya da haklılığının saptanmasını isteyen yükleniciye “uygun süre” ve “yetki” vermek gerekir.
Uygun süre ne demektir? Verilen yetkinin kapsamı ne olmak gerekir?
I. Sözleşmenin veya Davanın Tarafına Süre Verilmesi
Süre, aykırılığın giderilmesini sağlayacak kadar olmalıdır.
Sürenin yeterli olup olmadığı konusunda tereddüt doğarsa, bilirkişiden görüş alınacaktır. Zira yasal duruma getirme iş ve işlemleri çoğunlukla teknik niteliktedir.
Bilirkişiden görüş alarak veya almayarak verilen sürenin uygun olmadığı belirtilerek, mahkemeden ek süre istenebilir.
Mahkeme, ek süre istemini değerlendirirken, bir yandan yetki verilen tarafın yaptığı veya yapması gereken iş ve işlemlerin önemini, karmaşıklığını, parasal maliyetini, zaman alıcı özelliğini dikkate alırken, öte yandan sürüncemede bırakma ve kötü niyetle davranma olasılığını da dikkate alacak, sürüncemeye ve kötü niyete fırsat vermeyecektir.
Sürenin uygunluğu bazen özellik arzedebilir. Şöyle ki, turistik bölgelerde yaz aylarında inşaat yasağı bulunduğundan, mahkeme süre verirken bu noktaya dikkat edecektir. Bir başka örnek da, belediyenin yeni imar planı çalışmalarının devam ettiğini bildirdiği bir durumda, mahkeme süre verirken imar planı çalışmalarının sonuçlanmasını dikkate alacaktır. Yine Bakanlık deprem veya başka bir gerekçeyle dava konusu inşaatın bulunduğu bölgede inşai faaliyetleri veya inşaat ruhsatlarını geçici bir süre için durdurmuşsa, mahkeme süre verirken bakanlığın işlemini dikkate alacaktır.
II. Davanın veya Sözleşmenin Tarafına Yetki Verilmesi
Mahkemenin davanın veya sözleşmenin tarafına (örneğin, yükleniciye) yetki vermelidir. Yetkinin kapsamı, aykırılığın giderilmesi için gerekli iş, işlem ve çalışmaların yapılmasına olanak verecek nitelikte olmalıdır. O denli yeterli olmalıdır ki, yetki verilen kişi veya kişiler başka bir [Devamı...]
|
YARGI DÜNYASI
Av. Abbas Bilgili: ADALETİN TÜMÖRLERİ Bizim ceza yargılama sistemimizde gereksiz tutuklama ya da çok uzun süren tutukluluk hali kamuoyuna yansıyan önemli davalar nedeniyle bundan böyle herkesin bildiği bir konu haline geldi. Daha çok, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin bir uygulaması olan bu patolojik durum, ünlü kişilerin uzun süren tutuklulukları nedeniyle kamuoyunca da bilinir hale gelince, sıradan vatandaşların yıllardır bu olumsuzluğu yaşadığı gerçeği de gün yüzüne çıkmış oldu. Bu durum ister istemez özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin sorgulanmasını gündeme getirmektedir. Konuyu bilenler tarafından zaten kurulduğundan bu yana sorgulanan bu mahkemeler, son günlerde üst düzey yetkililer ve siyasal partilerimiz tarafından da eleştiri konusu olmaya başlamıştır.
Bu nedenle özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin tarihsel kökeni ve günümüze yansıyan olumsuzluklarına dikkat çekmek istiyoruz. Daha çok olağanüstü dönemlerin etkisi nedeniyle olağan ceza mahkemelerinin yanında “olağan dışı” ceza mahkemeleri de bir çok ülkede ve bizde varlığını korumuştur. Ceza hukukunda hümanist doktrinin önde gelen temsilcisi Faruk Erem olağan dışı mahkemeleri “adalette tümörleşme” olarak ifade etmiştir.
Avrupa tarihindeki Engizisyon Mahkemeleri ve 1789 Büyük Fransız Devrimi’nden hemen sonra faaliyet gösteren Devrim Mahkemelerini sonradan gelen olağan dışı mahkemelerin esin kaynağı olarak değerlendirmek abartılı bir saptama değildir. Anatole France, “Tanrılar Susamışlardı” isimli romanında Fransız Devrimi’nde kurulan Devrim Mahkemelerinin devrimin taraftarlarını dahi nasıl giyotine gönderdiğini çok güzel anlatır. Devrim, kendi çocuklarının kafasını bu mahkemeler aracılığı ile kesmişti. Faruk [Devamı...]
|
AVUKATIN GÜNCELİ
Mustafa Balbay: Avukatsız Savunma ya da Doktorsuz Ameliyat Türk Ceza Yasası (TCY), eğer bir kişiye ağır suçlamalar yöneltilmişse, yargılama boyunca avukatının da hazır bulunmasını zorunlu kılıyor. Sanığın avukat tutacak gücü yoksa barodan bir avukatın görevlendirilmesi gerekiyor. Bu, savunma hakkının en azından ilkesel olarak korunması anlamına geliyor. Uygulamada ise daha farklı bir seyir söz konusu. Silivri’deki davaların bir özelliği de şöyle özetlenebilir: Uzun sorgulama, kısa savunma.
Sanki sorgulamanın ardından her şeyin belli olduğu, savunmanın “usulen” dinlenmesi gerektiği gibi bir hava hâkim.
Benzer durum savunmanın istekleri konusunda da yaşanıyor. Sanık ya da avukatının dosyaya eklenmesini istediği bir belge, dinlenmesini istediği bir tanık gündeme geldiğinde bunların bir bölümü kabul ediliyor ama, ağırlıklı olarak şu karar veriliyor:
“Davaya bir yenilik katmayacağından, isteğin reddine...”
Cümle aynen böyle...
***
Avukatların kendi müvekkili dışındaki sanık ya da tanıklara yöneltmek istediği soruların da “sınırı” şu:
Daha önce sorulmamış olması!
Eğer sorulmuşsa uyarılıyor:
- Bu soru daha önce yöneltilmişti.
Oysa aynı şey savcı ya da hâkimler için geçerli değil.
Basit gibi görünen bu ayrıntıyı biraz açalım...
Bir sanığın çapraz sorgusu sırasında ilk savcının soruları bitince ikinci savcı sormaya başlıyor. İlk sözü de şu oluyor:
- Benim yönelteceğim sorular daha önce sorulmuş olabilir ama, ben tekrar soracağım.
Savcıların sorusu bitince üye hâkim soruya başlıyor. Onun da ilk cümlesi şu oluyor:
- Yönelteceğim sorular daha önce sorulmuş olabilir ama, ben tekrar soracağım.
Eğer sanık aynı soruların tekrar tekrar sorulmasına tepki gösterirse başkan, “Daha önce yanıtlamıştım ya da cevap vermek istemiyorum, [Devamı...]
|
|
SEÇİLMİŞ YAZI VE YARGI KARARLARI
|
DİLEKÇELER
|
FORUM
|
TARİHİ VE HUKUKİ OLAY VE KİŞİLİKLER
ANAYASA ÇALIŞMALARINDA UZLAŞMA ORTAMININ ÖNEMİ Türkiye’de toplumun kaygı verici ölçüde kutuplaşmaya sürüklendiği bu süreçte bir toplum sözleşmesi olan Anayasa değişikliği için olmazsa olmaz olan asgari uzlaşma ortamı sağlanmamıştır. Bu durum Anayasal geleneklere aykırı olduğu gibi tamamen iktidar partisine ilişkin öznel nedenlere dayanmaktadır.
Bu süreç katılımcılık ve çoğulculuktan uzak ve diğer siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine, meslek odalarına kısaca ulusumuza dayatmaya dönüşmüştür.
Bu girişimin, Türkiye’de olağan üstü dönemler dışında iletişim özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve adil yargılanmak hakkı gibi en temel hak ve güvencelerin en ağır ve sistematik biçimde ihlal edildiği bir iktidar döneminde ve bu iktidar partisi tarafından başlatılmış olması kaygıları daha da artırmaktadır.
Türkiye’de yargı bağımsızlığı’nı daha da güçlendirmek yönünde öncelikli ve zorunlu olarak yapılması gereken köklü reformlara gereksinim varken, salt HSYK ve Anayasa Mahkemesi gibi yargının üst kurumlarında yapısal değişikliğe gitmenin bir yargı reformu olarak tanımlanması olanaksızdır.
Siyasi iktidarın özellikle son yıllarda yargi bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayan bir tavır içinde olduğu, yargıyı kuşattığı ve Adalet Bakanlığı’nın HSYK’nın çalışmalarını bilinçli olarak engellediği kamuoyunca endişeyle izlenmektedir.
İktidar partisince dayatılan Anayasa değişikliğinin amacı, kendisine ayak bağı olarak gördüğünü ifade ettiği yüksek yargı organlarını tasfiye etmek ve iktidara bağlı bir yargı yaratmaktır.
Bu yöntemle ve bu amaca yönelik olarak yapılmak istenen anayasa... [Devamı...]
|
|
|
|
|
KİTAP
Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
3. Baskı
Seçkin Yayıncılık, 2010
|
YARGI HABERLERİ
|
HIZLI ERİŞİM
Seçilmiş Mevzuat
Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları
Dilekçeler
Sözleşmeler
İhtarnameler
İnşaat-İmar Sözlüğü
İnsan Hakları Belgeleri
İnsan Hakları Kararları
Bilirkişi Raporları
Yasal Faiz Hesabı
Hukukumuzda Parasal Sınırlar
Avukatlık Asgari Ücret Tablosu
Önemli Yasal Süreler
|
KÜMELER
AYIN KONUSU
YÖNETSEL YARGI
YARGI DÜNYASI
ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ
MAKALELER
AVUKATIN GÜNCELİ
TBB DİSİPLİN KARARLARI
FORUM
PRATİK BİLGİLER
RESİM VE KARİKATÜR
ÖZLÜ SÖZLER
ATATÜRK VE CUMHURİYET
BAĞLANTILAR
|
HAVA TAHMİNİ
5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul)

5 Günlük Hava Tahmini (Ankara)

5 Günlük Hava Tahmini (İzmir)
Kaynak http://www.dmi.gov.tr
|
|
|
|