RAPOR: YÖNETİM PLANI DEĞİŞİKLİĞİ
ÖZEL BİLİRKİŞİ RAPORU
(UZMAN GÖRÜŞÜ) 
            Davacısı (Aslı Oğun Bozbey), davalısı ( Mehmet Kazanç ve 15 arkadaşı) olup, Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1493-295 sayılı kararla sonuçlanmış tüm dava evrakı incelememe sunularak;
A)   Yönetim Planının İptalinin yasal olup olmadığı.
 
B)   Yasal ise, uğranılan zararın kalemlerinin tespiti.
Bir raporla tarafımdan istenilmekle incelemeye geçildi:
1.    Dava konusu yer, Mersin, Bahçe Mahallesi, 2314 ada, 1 parselde bulunan Bozbey apartmanıdır.
 
1.    Apartmana ait 27.11.1995 tarihinde tapuya tescil edilmiş Yönetim Planının (davayla ilgili) 9. Maddesi şöyledir: “Projede sığınak olarak gösterilen ve binanın oturumu dışında kalan ön, arka ve yan bahçeler olarak belirtilen yerlerin inşaat, imalat, bakım ve onarım masrafı olarak 60.000 USD karşılığı Bozbey Oto Tic. Ltd. Şti tarafından ödenmiştir. İşbu yerler Vilayet İl Makamı tarafından barş zamanından ticari amaçla kullanılmak üzere Bozbey Oto Tic. Ltd.Şti’ne tahsis edilmiştir. Bodrum katının tamamı, barış zamanında işyeri olarak kullanılacak, savaş zamanında ise bina maliklerinin ve kullanıcılarının sığınak ihtiyacına tahsis edilecektir. Sığınağın ön arka ve yan bahçelerinin kiralanması, işyeri olarak kullanılmak üzere, kira sözleşmesi yapılması apartman yönetim kurulu tarafından yapılır. Bodrum katının ve binanın oturumu dışında kalan ön, arka ve yan bahçelerin tamamının yıllık kira bedeli, hiçbir hal ve şekilde, bir bağımsız mesken bölümün yıllık ortak gider pay bedelini aşamaz. Aksine kira bedeli tespit edilemez. Alınan kira bedeli apartman gelirleri arasına alınır. Savaşta işbu yerin sığınak olarak kullanılacağı hususu kira sözleşmesinin şartı olarak konur.”
 
2.    Dava konusu yerlerin bir kısmı bodrum kattadır. Projede bodrum katının oturum alanı 723 m2’dir. Belediyeden gelen projede sığınak net 192 m, sığınak dışında kalan kısım ise 450 m2 olarak belirtilmiştir. Dosyada iki adet inşaat ruhsatı bulunmaktadır. Bunlardan ilki 6.2.1991 tarihlidir. Bu ruhsatta bodrum katın büyüklüğü 598 m2’dir. Sığınağın dışında 18 adet kömürlük alanı bulunmaktadır. 13.9.1993 tarihli tadilat ruhsatında ise bodrumda sadece sığınak vardır ve alanı 843 m2’dir. Fiili büyüklük ise farklıdır: Halihazırda bodrumun brüt oturum alanı 1426,11 m2’dir Projeye göre fazlalık miktarı 703,11 m2’dir. Bu alan ortak alan dışında projeye ve ruhsata aykırı olarak yapılan bölümdür. Bodrumun tamamı apartmanın ortak alanıdır.
 
3.    Yönetim Planının değişmeden önceki 9. Maddesi, sığınağın dava dışı Bozbey Limited Şirketine kiralanması zorunluluğunu öngörmüş ve bağıtlanacak kira sözleşmesi ile kira bedeline üst sınır ( mesken olan bir bağımsız bölümün yıllık aidat miktarı) getirilmiştir.
 
4.    Yönetim Planının değişen 9. Maddesi davacıya yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yeni metin şöyledir: “Projede sığınak olarak gösterilen kısım, savaş zamanında sığınak olarak barış zamanında işyeri olarak kullanılacaktır. Sığınağın kiralanması, işyeri olarak kullanılmak üzere kira sözleşmesi yapılması, apartman yönetim kurulu tarafından yapılır. Alınan kira bedeli apartman gelirleri arasına alınır. Savaşta işbu yerin sığınak olarak kullanılacağı hususu kira sözleşmesi şartı olarak onur.”
 
5.    Yönetim planında dava dışı şirkete kiralama zorunluluğu öngörülen alan apartmanın ortak yerlerindendir (KMK. Md. 4/b). Böylece yönetim planının 9. Maddesi ile tanınan kiracılık hakkı, apartmanın ortak yerlerinden olan sığınağı da kapsamaktadır.
 
6.    Apartman yönetimi, yönetim planının 9. Maddesini değiştirerek, kira sözleşmesinden dönmeyi düşünmektedir.
 
7.    Yönetim Planının 9. Maddesinde yapılan değişiklikle, Bozbey Şirketi lehine imtiyaz oluşturan kira sözleşmesi yapma zorunluluğu kalktığı gibi, kira bedeli ile ilgili sınırlandırma da kaldırılmıştır.
 
8.    19 bağımsız bölüm malikinden 16 kat malikinin asaleten ya da vekaleten imza ve onayları Noterde alınarak yönetim planı değiştirilmiştir. Bu sayı, 19 x 4/5=15.2 itibarıyla 4/5 çoğunluğunu sağlamaktadır. Bu aynı zamanda apartman maliklerinin değişiklikte birleşen iradesini de göstermektedir.
 
9.    Apartman Kat Malikleri Kurulu 20.4.2008 tarihinde toplanmıştır. Bu toplantıda davacıyı annesi Nuray Bozbey temsil etmiştir. Toplantıya 11 kişi katılmış, 10 kabul 1 ret oyu verilmiştir. Gündemde Yönetim Planının değişikliği söz konusudur. Toplantıda, yönetim planının değiştirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi kabul edilmiştir. Davacının toplantıdaki temsilcisi bu karara itiraz etmiştir. İtiraz toplantı tutanağına işlenmiştir. Yönetim Kurulu, Kat Malikleri Kurulunun 1/11 çoğunlukla verdiği kararla, karardan aldığı yetkiyle, yönetim kurulu değişiklik tasarısı hazırlamış, bunu Noterde imzaya açtıktan sonra, 4/5 çoğunluğu Noterde sağladıktan sonra, tescile götürmüştür. Oysa, yönetim kurulu, hazırladığı değişiklik tasarısını görüşmek ve karara bağlamak üzere Kat Malikleri Kurulunu toplantıya çağırması gerekirdi. Davacı taraf, yöneticilerin, hazırladıkları yönetim planı taslağını, kat malikleri kurulunun tartışma, görüşme ve oyuna sunmadan, toplantının dışında, kapı kapı gezerek, 16 bağımsız bölüme imzalattırdıklarını, kat malikleri kurulunun 4/5 evet oyunu almayan değişikliğin yok hükmünde olduğunu savunmuştur.
 
10. Yönetim Planı Değişikliklerinin Kat Malikleri Kurulunda görüşülmesi ve karara bağlanması gerekir mi? Toplantı dışında hazırlanan belgenin imzalanması suretiyle, yönetim planı değiştirilemez mi?
Yönetim planı yönetim tarzını, kullanma maksat ve şeklini yönetici ve denetçilerin alacakları ücreti ve yönetime alt diğer hususları düzenler.
Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir.
Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar.
Yönetim planında hüküm bulunmayan hallerde, anagayrimenkulün yönetiminden doğacak anlaşmazlıklar bu kanuna ve genel hükümlere göre karara bağlanır.
Kat mülkiyeti Kanunu, yönetim planının kat malikleri kurulu tarafından görüşülüp karara bağlanmasını öngörmemektedir. Bu Kanunda, yönetim planı md. 28’de, yani kat malikleri kurunun toplantısı ve kararlarının düzenlendiği 29, 30, 31, 32, 33, 34 ve 35. Maddelerden önce ve onlardan ayrı olarak düzenlemiştir.
28. maddede, yönetim planı değişikliğinin kat malikleri kurulunda görüşüleceği belirtilmediği gibi, toplantı içinde veya dışında olacağına değinmeden, bu değişikliğin “bütün” kat maliklerinin 4/5 çoğunluğu ile mümkün olacağı belirtilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun mantığını anlamak için konunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Şöyle ki; kanun koyucu, md. 19/II’de (Kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anagayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptıramaz) hükmüyle, izinin kat malikleri kurulunca değil, kurul toplantısı dışında da alınabileceğini öngörürken; md. 44’de (Anagayrimenkulün üstüne kat ilavesi veya mevcut çekme kat yerine tam kat yapılması veya zemin veya bodrum katlarında veya arsanın boş kısmında 24 üncü maddenin ikinci fıkrasında yazılı yerlerin sonradan yapımı veya ilavesi için: a) Kat malikleri kurulunun buna oybirliğiyle karar vermesi; b) Anagayrimenkulün bu inşaattan sonra alacağı duruma göre, yapılan yeni ilaveler de dahil olmak üzere bütün bağımsız bölümlerine tahsis olunacak arsa paylarının, usulüne göre yeniden ve oybirliğiyle tespit edilmesi; c) İlave edilecek yeni bağımsız bölüme tahsis edilen arsa payı üzerinde, tapu memuru huzurunda yapılacak resmi senetle, 14 üncü maddeye göre kat irtifakı kurularak bunun, anagayrimenkulün bütün bağımsız bölümlerinin kat mülkiyeti kütüğündeki irtifaklar hanesine tescil edilmesi ve anagayrimenkulün kapanan eski kütük sayfasıyla 13 üncü madde hükmüne göre bağlantı sağlanması şartını) aramakta ve kararın kat malikleri kurulu tarafından verilmesini öngörmektedir.
Kanun hükmü, yönetim planı değişikliklerinin kat malikleri kurulunda görüşülmesini öngörmemekle birlikte (ki, biz de bu görüşteyiz), Yargıtay, birçok kararında, bu değişikliğin kat malikleri kurulunda görüşülüp tartışıldıktan sonra kabule sunulmasını ve sonuçta yapılacak oylamada 4/5 çoğunluğun gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istemektedir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nda buna benzer birçok hüküm vardır. Kanun koyucunun gerekçesini açıklayalım: Yönetim planı değişikliğinin görüşüldüğü toplantının  (duyuruda belirtilen gün ve 7 gün sonra yapılması gereken) yapılamadığı (KMK. Md. 29/son) bunun için 15 gün sonra yeni bir toplantının yapılmasının gerekli olduğu bir örnekte, bu toplantının yarıdan fazlasıyla toplanıp oy çokluğu ile karar alınacağı (KMK. Md. 30/II-III) örneğini somutlaştıralım. Bir apartmanda 18 bağımsız bölüm ve malik vardır. İlk toplantı yapılamamıştır. Md. 30/II’ye göre bir toplantı yapılmıştır. Toplantıya 6 kişi katılmıştır (bu fıkrada toplantı yeter sayısı açıklanmamıştır), karar yeter sayısı katılanların salt çoğunluğu, yani 4 kişiyle kararlar alınabilmektedir. İşte kanun koyucu, 4/5 çoğunluğu ararken; bu önemli sorunu, toplantı ve karar yetersayısı tuzaklarının dışında çözümlenmesini istemiştir.
Konu dışında olmakla birlikte, şunu da belirtelim ki, yönetim planları kanuna aykırı olamayacağından, kanunda “yönetim planının 4/5 çoğunlukla değiştirileceği”ne ilişkin hüküm var olduğu sürece, yönetim planındaki değişikliklerin oybirliği ile yapılacağına ilişkin hükmün hiçbir değeri yoktur. Böyle hükümlerin değiştirilmesine veya iptaline gerek de bulunmamaktadır.
Nitekim Mersin 2. Sulh Hukuk mahkemesinin 2005/1227 sayılı kararının gerekçesi de aynıdır.
İncelememize sunulan evraklarda, değişikliğin kat malikleri kurulunda değil, Noterde gerçekleştiğini doğrulamaktadır. Toplantıya katılanlar ve toplantıda alınan kararları imzalayanlar ile yönetim planı değişikliğini imzalayanlar arasında üç farklı isim ve imza tespit edilmiştir. Bu bile, yönetim planının kat malikleri kurulu tarafından kabul edilmediğini, Noterde kabul edildiğini göstermeye yetecek bir delil niteliğindedir.
Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlar (KMK. Md. 28/III). Buna göre, Yönetim Planında 1995 yılında yapılan ve yasallığı tartışma konusu yapılamayan değişiklik hükümleri, yalnızca bu değişikliğin tescil edildiği tarihte anagayrimekulde bağımsız bölüm maliki olanları değil, daha sonra malik olanları da bağlar. Tescil tarihinden sonra bağımsız bölüm edinenler, 1995 değişiklikleriyle bağlı olmayacaklarını veya o değişikliklerin geçerli olmadığını öne süremeyecektir.
Dava süresinde açılmış mıdır? Yönetim planı değişikliği hakkında kat malikleri kurulu bir karar almış olsaydı, rapor konusu davanın süresinde açılmadığı rahatlıkla söylenebilecekti. Oysa kat malikleri kurulu yönetim planının değiştirilmesi doğrultusunda bir karar almış olmadığından, dava açma süresinin geçtiğinden söz edilemeyecektir. Yukarıda açıkladığımız üzere, kat malikleri kurulu kararı, yönetim planını gündemine almış, görüşmüş, ancak karar vermemiştir; gerekli iş ve işlemlerin yapılması için yönetim kuruluna yetki vermiştir. Yönetim kurulu, kendisine verilen bu yetkiyi, değişiklik tasarısını hazırladıktan sonra, yeniden çağıracağı kat malikleri kurulunun kabulüne sunacağına, kat maliklerini, notere götürerek, değişikliğe onaylarını alma şeklinde algılamış ve o yönde kullanmıştır. Kat malikleri kurulu yönetim planını değiştirmemiştir.
SONUÇ:
1.    Yönetim planının değiştirilmesi için bütün kat maliklerinin beşte dördünün oyu şarttır. Kanun, “bütün kat maliklerinin” 4/5’inin çoğunluğunu aramış, kat malikleri kurulu toplantısında görüşülüp kabul edilmesini aramamıştır. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun bu sözel düzenlenişi, kanunun sistematiğine de uygundur: Kanun koyucu böyle bir düzenlemeyi bilinçli olarak yapmıştır. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun yasalaşması sırasında düzenlenen TBMM Tutanak Dergisi okunduğunda bu durum görülecektir. Biz de, yönetim planı değişikliklerinin kat malikleri kurulu toplantısında görüşülüp karara bağlanmasının gerekli olmadığı görüşündeyiz. Kat malikleri kurulunda görüşülüp kabul edilmesi gereği, yasanın emri değil, bir içtihadi bilgidir. Bu içtihatların esas alınması halinde vardığımız sonuç:
2.    24.2.2006 tarihli toplantıda kat malikleri kurulu,8 nolu kararı alarak, yönetim planının oybirliği ile değiştirileceğine ilişkin hükmünün Kanunun 28/5 hükmüne paralel hale getirilerek 4/5 çoğunluk ile değiştirilmesi şekline dönüştürülmesine ve bu iş ve işlemler için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar vermiştir. 24.2.2006 tarihli kat malikleri kurulu, yalnızca, yönetim planının ancak 4/5 çoğunlukla değiştirilebileceğini kabul etmiştir. Bu hükme dayanarak, 20.4.2008 kat malikleri kurulu, yönetim planının değiştirilmesi konusunda gerekli çalışmaları yapmasına izin ve yetki vermiştir. Bu yetki yönetim kuruluna malikleri Notere götürüp orada 4/5 çoğunluk sağlanarak yönetim planı değişikliği yapmaya olanak vermez. Gerek 2006 ve gerekse 2008 kat malikleri kurulu kararlarında yönetim planının açık biçimde hangi maddenin ne şekilde değiştirildiği belli olmadığından, teknik anlamda değişikliğin varlığı kabul edilemez. 2006 kat malikleri kurulu toplantısında da yönetim planı maddeleri değiştirilmediğinden, bu karar dayanak yapılarak, 2008 yılında, Noterde yönetim planı değiştirilemez.
3.    20.4.2008 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile Yönetim Planı değiştirilmediğinden, başka bir anlatımla ortada yönetim planını değiştiren 20.4.2008 tarihli kat malikleri kurulu kararı bulunmadığından, dava açma süresi geçmemiştir.
 
4.    Yönetim planı, bütün kat maliklerini bağlayan bir sözleşme hükmündedir. Yönetim planı ve bunda yapılan değişiklikler, bütün kat malikleriyle onların külli ve cüzi haleflerini ve yönetici ve denetçileri bağlayacağından, yönetim planının 1995 değişikliklerinin, gerek değişikliğin gerçekleştiği tarihte ve gerekse o tarihten sonra bağımsız bölüm edinen şahıslar tarafından geçersizlik savı öne sürülemeyecektir.
 
5.    Yönetim planı ve değişiklikleri tüm malikleri bağlar ise de, sığınağın (imar mevzuatını bertaraf edecek biçimde) amaç dışı kullanılmasına olanak veren, süreklilik arzeden ve aynî hak görünümü verilen kiralanması yeni malikleri bağlamamalıdır. Aksi halde kira sözleşmesi mülkiyet hakkı gibi nesnel haklara dönüşür. Yönetim planı hükümleriyle ve bunların tapuya tesciliyle, sığınağın Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre ortak yer niteliğinin bertaraf edilmesi doğru değildir. Sığınağın ortak yerlerden olduğu tartışmasızdır.
6.    Sığınak Yönetmeliği, yapıların bodrum katlarında veya bahçelerinde yapılacak sığınakların, Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre ortak alanlardan olup, kat maliklerinin ortak mülkü olarak tapuya tescil edileceğini, ancak kiralanamayacağını, devredilemeyeceğini, amacı dışında kullanılamayacağını öngörmüştür.
 
7.    Rapor konusu mahkeme kararının onaylanması halinde
A.    Apartman yönetimi Bozbey Firmasıyla yeni koşullara uyarlanmış yeni bir sözleşme yapabilir. Bu sözleşme artık, yönetim planının güvencesinde olmayacaktır.
B.    Apartman yönetimi Bozbey Firmasıyla yaptığı sözleşmeyi bozduğu takdirde:
a.    Bozbey firması, yasal ve yararlı imalat bedellerinin tümünü talep edebilir.
b.    Bozbey firması, yoksun kaldığı kazancı isteyemez. Çünkü yoksun kalınan kazanç olumlu zarar olup, ancak sözleşmenin ayakta kalması halinde istenebilir; sözleşme bozulduğunda istenemez.
Yararlananların bilgisine saygıyla sunarım. 31.3.2011
 
      
         AV. İLKER HASAN DUMAN
 
 
İLETİŞİM BİLGİLERİM
Kızılay Bulvarı 16/1 Kartal-İstanbul
0532 263 20 58; Tlf-Faks: 0216 353 64 02;
avilkerduman@gmail.com
www.ilkerduman.av.tr
 

 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
6. Baskı
Seçkin Yayıncılık, 2014

YARGI HABERLERİ

Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası, varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur ve fiili çalışma [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Birbiriyle Çelişen Raporlar, l;m kurmaya elverişli değil ise mahkemece yapılacak iş ya HUMK 283. maddesi uyarına aynı bilirkişiden ek rapor almak ya da HUMK 284. maddesi uyarınca yeniden inceleme yaptırmaktan ibarettir. [Devamı...]
Takasa İbraz Edilen Çekin Kısmen Ödenmesi, l;ek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun 6/son maddesi “Takas odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için 10. maddede belirtilen sorumluluk miktarı dahil kısmi [Devamı...]
Hırsızlık ve Yağma Suçu Arasındaki Farklar, hdit veya hırsızlık ve yaralama suçunu oluşturur. Yağma suçunda tehdit veya cebir malın alınmasına veya teslimini sağlamaya yönelik olmalıdır. Mağdurun yaralanmasından sonra [Devamı...]
Başkasına Ait Kredi Kartını Kullanma, ;ğrenmek suretiyle ele geçirdiği menkul mal niteliğindeki banka kartıyla para çekmesi eyleminde kredi karının kötüye kullanılması yanında hırsızlık suçu da [Devamı...]
Fazla Mesainin İspatı, k dinlenebilir, herkes tarafından bilinen vakıalara da dayanılabilir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma görünüyorsa ve işçi bordroları çekince koymadan [Devamı...]
İşçinin Başka Bir İşyerinde Çalıştırılması, n sözleşme hükmü geçerlidir. Ancak bu yetkinin işveren tarafından dürüstlük kuralına uygun olarak kullanılması gerekir (9. HD. 24.5.2010, 20411/14372). [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Çek İptalini İsteme Hakkı, böyle bir hak tanınmamıştır. Böyle bir durumda keşideci, anılan Yasanın 711. Maddesi hükmü gereğince muhatabı ödemekten men edebilir veya elinden çıkan çek [Devamı...]
Kasko Sigortalı Araçta Meydana Gelen Hasar, ortalı aracın sürücü belgesiz kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen hasarlar teminat dışıdır. Kaza tarihinde sigortalı araç [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi:          “İşleteni [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, r, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma hususunda [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ KAPSAMI:, n Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin 10.maddelerinde öngörülen ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ile de desteklenen [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr